Hatay’da, ilk iş gününün 4. gününde iki zanlı tarafından konteynere benzin dökülerek yakılan 19 yaşındaki İbrahim Yaşar’ın davasında sanıkların her birine ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıl hapis cezası verildi. Baba Vedat Yaşar, adaletin 597 gün sonra yerini bulduğunu belirterek, “Böyle bir kararın çıkmasını bekliyordum çünkü ülkemin adaletine olan inancım tamdı” dedi.
Mersin’den 4 Mart 2025’te Hatay’a gelerek işçi olarak göreve başlayan İbrahim Yaşar, Antakya ilçesindeki Emek Mahallesi’nde bir inşaat şantiyesinde çalışmaya başladı. Hayatında ilk kez bir işte çalışan Yaşar’ın yatakhane olarak kullandığı konteyner, 8 Mart 2025’te benzin dökülerek ateşe verildi. Yangında İbrahim Yaşar hayatını kaybederken aynı konteynerde kalan M.A.Ö. ise yaralandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında aynı şantiyede görev yapan M.K. (26) ve B.S. (33) tutuklandı. Her iki sanık hakkında yangın çıkararak kasten öldürme suçlamasıyla dava açıldı. Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması ise 26 Ekim’de gerçekleştirildi. Karar sonrasında iki sanığa da ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıl hapis cezası verildi. Evladının yanarak öldüğünü dile getiren baba Vedat Yaşar, 597 gün sonra adaletin yerini bulduğunu ve bu kararın emsal niteliği taşıdığını ifade etti.
“Adalet aramaktan asla vazgeçmeyin, er ya da geç adalet yerini bulur.”
Evladının katillerinin ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıl hapis cezası aldığını belirten acılı baba Vedat Yaşar, “597 gün sonra adalet tecelli etti. Oğlum İbrahim Yaşar, 4 Mart 2025’te Hatay’a çalışma amacıyla geldi; fakat iki kişi tarafından üzerine benzin dökülüp yakıldı. Bugün oğlum için emsal niteliğinde bir karar alındı. İki sanığa ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca 19 yıl hapis cezası verildi. Bu kararın emsal olacağına inanıyorum çünkü böyle bir sonucu bekliyordum; ülkemin adaletine olan inancım tamdı. Sürekli olarak huzurunuzda da vurguladım ki adalete olan inancımı kaybetmedim. Bugün adalet yerini buldu ama şunu belirtmek istiyorum; oğlum bir şirkete ait şantiyede uyurken saldırıya uğradı ki uyuyan biri savunmasızdır. Şirketin güvenlik zafiyeti olduğunu düşündüğümüz için de şikayetçiyiz; bunu defalarca mahkeme heyetine ilettik. Suça karışan herkesin adalet önünde hesap vermesini talep ediyoruz. İbrahim gibi insanlar toplumda basit bir sayı olarak görülebilir ama bizim için her biri İbrahim gibi değerli evlatlardır. Umarım oğlum İbrahim için verilen bu karar diğer mağdur ailelerin çocukları için de örnek teşkil eder ve bundan sonraki potansiyel suçlular bu durumu dikkate alır: ‘İbrahim için böyle bir sonuç var, biz de bu suçu işlersek aynı cezayı alırız’ düşüncesi oluşur diye umuyorum.” Açıklamalarını tamamladı.